25 Ağu 2014



Dün gece Los Angeles’ta düzenlenen MTV VMA 2014 ödül töreninde, ABD'li R&B şarkıcısı Solange Knowles pırıltılı H&M Studio AW 2014 takımıyla göz kamaştırdı.

Sınırlı sayıda üretilen çok özel H&M Studio AW 2014 koleksiyonu 4 Eylül'den itibaren dünya çapındaki seçili H&M mağazalarında satışta olacak. Koleksiyondan favori parçalarınızı İstanbul’da H&M İstinye Park, Zorlu ve İstiklal mağazalarında; Ankara'da ise H&M Cepa mağazasında bulabilirsiniz.

Koleksiyonun satışa çıkmasından önce daha bir çok ünlü ismi, koleksiyondan favori parçalarıyla göreceğimizi düşünüyoruz. Gelişmeleri #HMStudioAW14 hashtag’inden takip edebilirsiniz.


(Solange Knowles fotoğraf: Jason Merritt/Getty Images)

Posted on Pazartesi, Ağustos 25, 2014 by Göze Şener

No comments

12 Tem 2014

Money Jest Club üyeleri için özel olarak çektiğimiz bu videoyu sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Bu sene blogumun dördüncü yılı ve ayrı bir mutluluk yaşarken bu projede yer almak da çok keyifliydi. Sizin için Debenhams'a gidip, yaz modasına ait sıcak parçaları seçtim. Bakalım bu yaz neler giyecekmişiz? Detayların hepsi videoda :)

Göze Şener & His Wardrobe for Debenhams from göze şener on Vimeo.

Posted on Cumartesi, Temmuz 12, 2014 by Göze Şener

2 comments

9 Haz 2014

Uzun zamandır sizlerle paylaşmak istediğim güzel bir proje vardı, yazın da kapıyı çalmasıyla zamanı geldi! Yaz deyince renkler, renk deyince de akla gelen ilk marka tabi ki Benetton! Sizler için Benetton’la birlikte İstanbul’u keşfe çıkıyoruz! Bu yaz Benetton’ın yeni sezon koleksiyonuyla İstanbul’u keşfetmeye var mısınız? (:
Modafobik_Hiswardrobe11
Sevgili blogger arkadaşım, Modafobik.co’nun yazarı Tuna ile birlikte kendimizi Karaköy’de buluverdik! Yazın sıcak renklerine uygun Benetton kombinlerimizle Karabatak‘ın güzel atmosferinde keyifli bir çekim gerçekleştirdik. Bir yandan Karabatak’ın eşsiz kahvelerini yudumlarken diğer yandan Karaköy’ün şahane atmosferinde Benetton’ın yeni sezon kıyafetlerini denedik. Sizler de Benetton’ın yaz renklerine aşıksanız, yeni sezona hemen göz atın derim. Sadece bir TIK uzağınızda! Benetton’la ilk durağımız Karaköy’dü. Siz de bizimle bu güzel şehri keşfetmek istiyorsanız takipte kalın! Instagramda ve Twitter’da #benettonlasehrikesfet hashtagini kullanarak İstanbul’da keşfedilmesi gereken yerleri bizimle paylaşın, sürpriz hediyeler kazanın! İkinci durak belki de sizin seçtiğiniz yer olabilir!
İstanbul’u Benetton’la keşfetmeye hazır mısınız?
Yapmanız gereken çok basit!
Biz bu yaz Benetton’la şehri keşfediyoruz. Sen de şehrinde keşfettiğin ve herkesin görmesini istediğin mekanı @gozesener @modafobik ve @BenettonTurkiye hesaplarını takip edip; Moda Bloggerları Tuna ve Göze’nin paylaştıkları görselin altına yorum olarak yaz bu güzel Benetton headphone’u kazanma şansı yakala!


Modafobik_Hiswardrobe9
Modafobik_Hiswardrobe13 Modafobik_Hiswardrobe6 Modafobik_Hiswardrobe10
Modafobik_Hiswardrobe5
Modafobik_Hiswardrobe
Modafobik_Hiswardrobe16
Fotoğraflar: Emre Yıldız
Konsept Styling: İrem Yeşil
Fashion Bloggers and Stylist: Tuna Mert & Göze Şener
Tüm kombinler Benetton yaz koleksiyonundan. İnanılmaz değiller mi?! :)
Karabatak‘a keyifli misafirperverliği için teşekkürler!

Başlıksız-1

Yarışma Kuralları:
1-Katılımcılar, @BenettonTurkiye, @gozesener ve @modafobik hesaplarının üçünü de takip etmelidir.
2- Yorum olarak keşfettikleri mekanı Göze ve Tuna’nın paylaştığı Benetton Headphone görselinin altına yazmalıdır.
3- Benetton Headphones random.org aracılığıyla yorum yapanlar arasından bu kurallara uyanlara verilecektir.
4-Yarışma Sonucu 1 Temmuz 2014 tarihinde Benetton Blog ve Instagram hesabında açıklanacaktır.
5- Benetton, gerektiği takdirde yarışma kurallarını değiştirmekte, yarışmadan diskalifiye etme hakkını saklı tutar.
Good Lucks!
Göze & Tuna

Posted on Pazartesi, Haziran 09, 2014 by Göze Şener

No comments

8 Haz 2014

Yaklaşık dört sene önceki H&M serüvenimle başlamıştı herşey. Modaya olan ilgimi keşfetmem, bugünkü moda ve sosyal medya üzerine yaptığım çalışmalar ve iş hayatım ve tabii ki His Wardrobe blog hepsi bu serüven ile başlamıştı. Blog'da yazdığım ilk yazılardan biri de heyecanla H&M'in Türkiye'de açılacağını duyurmaktı.
 

 

İşte şuan en az o zamanki kadar heyecanlıyım. Hatta uzun zamandır heyecanla yazdığım tek haber diyebilirim. Çünkü uzun zamandan beri merakla beklediğim H&M Home çok yakında hatta ve hatta 18 Eylül'de Mall of Istanbul'da açılıyor!!!

H&M Nasıl Bir Yer Olacak?

Evet bu soruyu herkes merak ediyordur. Özellikle yurtdışına çıkanlar bilir ama çok yaygın olmadığı için her ülke bulmak mümkün değil. Ben H&M Training almak için İsveç Stockholm H&M Head Office'ine gittiğim zaman böyle bir fırsat yakalayıp, H&M Home'u da ziyaret etmiştim. Ve tabii ki İsveç'li bu firmanın yaptığı her iş gibi buna da hayran kalmıştım.



Eğer sistem birebir oradaki gibi olursa, Türkiye pazarını çok yeni bir alışveriş düzeni bekliyor. Evet bu gerçekten inovatif bir sistem. Nasıl mı? İşletme derslerinde de okuduğumuz stok ve raf maliyetinden kurtaran akıllı magnetler. Çok basit, alışveriş sırasında her ürünün altında o ürünün minik bir magneti oluyor ve siz girişte aldığınız metal alışveriş arabası şeklindeki plakaya almak istediğiniz H&M Home ürünlerinin magnetlerini yapıştırıyorsunuz. Daha sonra kasaya gelip plakanızı teslim ediyorsunuz ve ürünler hazır bir şekilde size teslim ediliyor. İşte alışveriş keyfi bu kadar kolaylaştırılıyor bu sistemle.

H&M Home'un Bir Diğer Özelliği: Uygun Fiyatlı Ev Modası

Sektördeki ev dekorasyon mağazaların neredeyse yarı yarıya altında fiyatları olan H&M Home'da inanılmaz derecede şık ve kullanışlı ürünler bulmak çok kolay. Özellikle değişik yazı karakterlerinin olduğu kilimler, banyo paspasları, yatak takımları markanın en çok beğenilen ürün grupları arasında. H&M kaliteli ürün, uygun fiyat ve moda algısını H&M Home'da sürdürüyor. Umarım Türkiye'de de aynı fiyat politikası uygulanır ve ev dekorasyonu için yeni bir kan olur.



Peki H&M Home Nerede Açılacak?

İşte bu sorunun cevabı biraz canınızı sıkabilir. Zira İstanbul'un merkezinde oturanlar için oldukça uzak ve ters bir lokasyon seçilmiş ilk mağaza için. Bu sorunun cevabı yeni açılan Mall of Istanbul'da... Hatırlarsanız dört sene önce H&M Türkiye'ye ilk geldiğinde de çok ters bir lokasyon olan Bayrampaşa Forum İstanbul'u seçmişti. Sanırım marka, Türkiye'deki ilgi ve talep oranlarını ölçümlemek için ilk olarak uzak lokasyonları seçiyor. Umarım en kısa sürede İstinyepark'da da bir mağaza açarlar. Zira Zara Home'un pabucu dama atılacak gibi :)


Bu mermer tabak ve fincan benim bu sezonki favorilerim arasında. Umarım Eylül'de bunlar da gelir Türkiye'ye :))



18 Eylül'e kadar H&M Home koleksiyonunu önden incelemek isteyenler varsa buraya tıklayabilir.




Yazı: Göze Şener
Görseller: Google

Posted on Pazar, Haziran 08, 2014 by Göze Şener

1 comment

20 May 2014

Milano, 15 NİSAN 2014. United Colors of Benetton’ın ON CANVAS adlı yeni konsept mağazası 15 Nisan’da kapılarını Milano’daki Piazza Duomo Meydanı’nda kapılarını açacak. Tarz, tasarım ve zerafet açısından tam bir İtalyan projesi olan bu proje yenilikçi bir yapı sunarak konforlu, işlevsel ve dinamik bir havayı vadediyor. Ürünü tarihi markanın asıl kahramanı yapan yeni mağaza konsepti markanın tarihinde yeni yazılacak- yani dokunacak- bir sayfa açıyor.



Gerçek yenilikçiler olabilmek için bazen köklerimize eğilmemiz gerekir. Bu fikir mimari konsept için de esin kaynağı oldu: United Colors of Benetton’ın tarihinde her zaman merkezinde yer almış ve yer almayı sürdürecek trikoya saygı duruşu olmanın yanında da markanın geleceğine, yaratıcılığına ve İtalyan ruhuna kırpılan bir göz. 1500 metrekarelik mağazanın merkezi unsuru çerçeve ki hafif, basit ama sağlam ve neredeyse görünmez bir yapı sunarak mevsimler, koleksiyonlar, renkler ve materyallerin içinde yaratılmasına olanak veriyor. Zanaatkarlığın simgesi olan çerçeve mağaza içinde dönüşümlere olanak veren yenilikçiliğin simgesi haline geliyor: Tuval materyallerini, tuvallerin kendilerini değiştirerek mekanlar sonsuzu yaratıyor ve sürekli gelişen marka için olası çözümler sunuyor.

Böyle radikal ve yeni bir konseptin sunumu sadece Milano’da, İtalya’nın moda başkentinde olabilirdi. Bu canlı ve yaratıcı şehir başka önemli moda adlarının ve İtalyan tasarımcıların “evi” oldu. Şehir böylece modanın mükemmelliğini herkes için erişilebilir kılan ilk markaya da ev sahipliği yapmış oluyor: Söz konusu marka kaliteli materyaller, giysilerdeki ayrıntılara gösterilen özen ve tasarımla öne çıkıyor. Yeni konsept mağaza her zaman öndeki kahraman ve müşteri kendini herhangi bir sıradan mağazanın sunabileceği deneyimin ötesinde bir hisse gömülü buluyor.

Şehirli, sofistike, zeki, genç: Her zevkten tüketici kendine burada bir boşluk, tuval ya da ürün bularak bu yeni mekanda arzularını giderebilir.


Zamanın her zaman önünde olmak United Colors of Benetto’ın DNA’sında olagelmiştir. Bu yüzden de Milano’daki yeni konsept mağazasının içinde başka bir daha büyük mağaza var: Online mağaza, “sonsuz raflar” sunan burası İtalya’da ilk kez müşterilere doğrudan mağazanın içindeki tabletlerden sipariş verme olanağı tanıyor ki bu da her boyut, renk ve desen de ürünün her zaman satın alınması için hazır bulunduğunu gösteriyor. On Canvas satış noktasındaki bu teknoloji daha da ileri giderek duyulara hitap ediyor. Renk Odasındaki sergi alanında yer alan futuristik projeksiyonlar oradaki insanları da içine alarak en temelden, markani “devrimci”, renkli trikolarından görüntüler ve kombinasyonlar gösteriyor.


İnsanları her şeyin merkezine koymak. Yeniden icat etmek- İtalyan dokunuşuyla- en kısa zamanda. ON CANVAS yeni açıldı ama daha şimdiden United Colors of Benetton’ın kimliğinin bir büyük elçisi. Bentton’ın bir İtalyan markası olduğunu ve kendini sadece halka moda ürünleri tasarlamakla sınırlamadığını, müşterilerini tasarım, teknoloji ve duygular etrafındaki bir deneyimin merkezine oturttuğunu kanıtlıyor.


Posted on Salı, Mayıs 20, 2014 by Göze Şener

No comments

11 May 2014




Aslında Ana bu kelimenin özü.
Temelimiz de o var, içimizde, kalbimizde...
İçten, sıcak ve sade... Anne.



Peki neden bu özel insanlar için bir gün seçilmiş, ve adı da anneler günü olmuş? Sanki bütün günler, annelerimizin gülüşüyle uyandığımız günler değilmişçesine...

Anneler günü geleneği, Antik Yunanlıların Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlamış. Antik Romalılar da ilkbahar festivallerini İsa'nın doğumundan 250 yıl öncesinden ana tanrıça Kibele onuruna kutluyorlardı.

Derken bir gün...

ABD'de Anna Jarvis'in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi.



Demek oluyor ki, Annelerimizin değerini onları kaybetmeden anlayıp; onlara sevgimizi bir ömür boyu göstermeliyiz...

Posted on Pazar, Mayıs 11, 2014 by Göze Şener

No comments

7 May 2014

GalataPerform’un yeni oyunu “Dil22 Mart’tan itibaren her Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları
20:30’da izleyici ile buluşuyor!

GalataPerform’un kaybolmak üzere olan bir sosyal sınıfın gündelik hayatını grotesk bir çerçevenin içinden anlatan yeni oyunu ‘Dil’ 22 Mart’ta başlıyor! Gündelik dille pop kültür dilini, tüketim diliyle politik dili ustaca melezleyen oyun yarattığı fantastik atmosferde toplumun tüm kayıplarının izini sürüyor…

GalataPerform tarafından 2006 yılından itibaren yürütülen Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında gerçekleşen oyun yazarlığı atölyesinin katılımcılarından Şenay Tanrıvermiş’in yazdığı oyun bu yıl GalataPerform’da sahneleniyor.
Orta sınıf bir ailenin yaşadığı modern bir apartman dairesi, günlerden sanki bugündür. Oyunun başrol kişisi Arzu 30’larının sonunda hoş bir hanımdır. Marrylou ipek kaşmirli parmaksız eldiveninin tekini kaybetmiş, hiç durmadan onu aramaktadır. Bir süre sonra oyunda beliren ve oğlu olduğunu anladığımız Yiğit’le annesi arasında tüketim, merkeziyetçilik, şehirleştirme çılgınlığı üzerine gerçeküstü ama bir yandan bir o kadar da gerçekçi anlamda bir oyunun içine gireriz.
Ne oyun sırasında devreye giren ve toplumsal yetkili olduğunu belirten Berna’nın çabaları ne de üst katta gerçekleşmekte olan depremler, profesör ve onun sorunları Arzu ve Yiğit’in tüketim kültürüyle olan bağımlılığına çare olamayacaktır.
Orta sınıf bir ailenin şehir merkezindeki yaşamı, tüketim dışında her şeyi ötekileştirdiği, aşağıladığı ve yok saydığı ortamları, aslında kendi içinde gerçek bir dram içermektedir.

Özlem Saraç, Şirvan Akan ve Sezer Arıçay’ın yer aldığı oyunun yönetmenliğini Yeşim Özsoy Gülan yapıyor.


GalataPerform

2003 yılında, İstanbul'un tarihi yerleşim yerlerinden Galata'daki eski bir binanın ikinci katında, bağımsız bir sanatçı girişimi olarak kuruldu. 2013 yılında 10. yılını kutlayan GalataPerform, programında başta tiyatro, müzik, dans, performans ve çağdaş plastik sanatlar olmak üzere çeşitli sanat dallarında çok sayıda yerli ve yabancı etkinliğe ve kentsel dönüşüm, kültür endüstrisi, vb. gibi konularda birçok uzmanı bir araya getiren açık sohbetlere yer veren GalataPerform'un genel sanat yönetmenliğini tiyatro yazarı, yönetmen ve oyuncu Yeşim Özsoy Gülan üstleniyor.

Posted on Çarşamba, Mayıs 07, 2014 by Göze Şener

No comments